11 Mayıs 2014 Pazar

"Kimi zaman zoruma gitmiyor değil bu denli yok oluşun."

demişim bir zaman.

İyi demişim, güzel demişim de ya var olanlar da acıtırsa yüreğimizi ? 

O zaman kime sığınacağız, 

hangi bahane alacak gönlümüzü?

1 Şubat 2014 Cumartesi

"Her istek, sizin o yönde hareket etmenizi gerektirmez!"

Bence ibretlik söz. 

Her zaman alttan alan, istenilen her şeye bir çare bulan, kırıldım diyenin gönlünü almaya çalışan ve daha bunun gibi bir çok örnek sanırım bize bir şeyler anlatıyor: "Kaybediyoruz!" 

Biliyorum ki bunu yaptıran kimi zaman kaybetme korkusu, kimi zaman saygı, kimi zaman o an aklımıza yatan başka sebepler. Ancak artık emin olduğum bir nokta var ki bu durum "çantada keklik" olmaktan ileriye götürmüyor insanı. 

Maalesef bir süre sonra size ne yapılırsa yapılsın affedeceğiniz sanılıyor. Ancak sabır bu bir yerde taşıyor ve sonra hani korkuyorduk ya işte o başımıza geliyor "kaybediyoruz/ kaybediliyoruz".

Gerçekler acıdır fakat farkına varmak lazım. 

Velhasıl maalesef üzülüyorum sevgili okur!

18 Ocak 2014 Cumartesi

Bazen büyük bir çıkmaza düşersin. Ne yana gitsen karanlık... Umulmadık deneyimler yaşatır 

hayat, şaşırmayı öğretir mesela. Kimi zaman en masumun içinden çıkar bir kötülük, kimi zaman 

da taş kalpli sandığımız biri yumuşatır yüreğimizi. Velhasıl şaşırırız, bazen kabullenemeyiz 

olanları. Hayat başlı başına bir oyun zaten. Bu oyunun içindeki bağımlılıkların pençesinde 

olmamak ümidiyle, sevdiklerinizi incitmeyiniz değerli okur.

2 Aralık 2013 Pazartesi

Var Olmak ?

Bazen çöker bütün hışmıyla üzerimize garip bir hüzün.
Sussak geçmez, ağlasak nafile...
"Gelin boş verelim bu dünyayı." dese biri,
Çıkıp gelse uzaklardan.
Çözse içimizdeki sırları,
Yok etse tüm boşlukları! 
Nasıl da minnettar bakarız bu masum gözlerimizle
Bu gün görmemiş, bu aciz...
Gelse biri, şimdi gelse.

Ben ne vakit bir yanlışa düşecek olsam, bir doz Zülfü Livaneli dinleyip kendime geliyorum.


11 Kasım 2013 Pazartesi

    Bazen de hayat bozulmasından inanılmaz derecede korktuğumuz büyüklükte mutluluklar verir bizlere. Ben yazmayalı baya bir değişti hayat sevgili okurum, baya zaman geçmiş aradan. Umarım ki bu yazıyı okuyan herkes en az benim kadar mutludur ( şimdi merak ettiniz değil mi mutluluğumun sebebini? :) ) Bilmiyorum kaldı mı benim gibi blog yazıları yazanlar ama eğlenceli oluyor değil mi bir başkasının hayatından minik ayrıntılar? Evet dediğinizi duyar gibiyim. Sadede geleyim ben aşık oldum sevgili okurum çok seviyorum hem de ( vayy dediniz mi he? ) :) 
    Ben uzun zamandır çeşitli yazılar yazıyorum tabi bir çoğunu burada paylaşmadığımdan göremiyorsunuz ama şimdilerde sadece yazıyor"dum" demekle yetiniyorum aşık olmak yazarlık yeteneğimi elimden alıyor sanırım! Ancak ben bunu fark ettiğimden müdahalede bulunma ihtiyacı hissettim. Tabii çok seviyorum "o" nu ama yazmaya da aşığım ( bunu duymasın bir tek ona aşık olduğumu sanıyor :) ) Yazmaya da okumaya da okunmaya da aşığım aslında. Şimdi siz benim bu yazımı okuyorsunuz ya, ben bunu hissedip çok mutlu olabiliyorum ( sebepsiz bir mutluluk gelir ya bazen okunmuşluğuma bağlıyorum ben bunu. Bunu da şimdi uydurdum tam bir üçkağıtçı eşittir ben yani ) Velhasıl seviyorum sizleri, var olun sevgili okur!