Bir eleştiri dersi sınavı öncesi başladı her şey... Yine gelmeyen ilham sevk etti beni başka cephelere. Bu arada baktım da konular baya ilgi çekiciymiş okudum bir kaç satır şöyle diyor: "Münekkit bir eseri şu veye bu meziyetler için değil, sadece hoşlandığı için sever ve bunu anlatması için bir tek çare vardır ki o da << Bu eser güzeldir>> demekten ibarettir. Bundan başka söyleyecekleri zihin karıştırmaktan başka bir şeye yaramaz; belki ancak bir sanat eseri gibi okunmak için bir kıymetleri olur" Böyle demiş güzel demiş N.Ataç.
Eleştirmene yüklenen anlama değinmiş bir de şöyle diyor "Eleştirmen, yazarla okur arasında bir simsar, okuyacağı kitapları aramaya üşenen tembel için çalışır bir seçici, iyiyi kötüden ayıramayan zevksize yol gösterecek bir kılavuz değildir" bu konu üzerine düşünmem lazım Nurullah Ataç böyle demiş ama ben ne gözle bakıyorum acaba eleştirmenlere... Mmmm... En iyisi çalışmaya dönmek..