Ve aslında zaman ilerlerken birçok şey geriye doğru akıyordu. Bunu anlatmak çok güç hele de “O” en yakınındayken…
Zaman akmak bilmiyordu, gecenin bu geç saatinde yanında hareketsiz yatan kişinin aslında var olmadığını düşünmek onu çok korkutuyordu, yoksa deliriyor muydu? Tüm bunlar aslında sadece onun hayal dünyasında var ettiği şeyler miydi? Bu düşünceler beynini kemirirken bir kıpırtı hisseti, yavaş yavaş kendine gelmeye başlayan yaşlı, gözlerini aralamış yüzünde anlamsız bir ifade ile ona bakıyordu. Birden tüylerinin diken diken olduğunu fark etti. Bundan iki saat önce ölümden kurtardığı bu adamı aslında hiç tanımıyordu.
**
Sabah uyandığında güneş doğmakta ve hava geceden kalan soğukluğunu hafif titreyişlerle üzerinden atmaktaydı. Bugünün diğer günlerden farkı yoktu aslında önce hayvanlarını yemledi sonra şehir meydanına indi ve daha sonra her zaman uğradığı hana uğradı. Saatin gece yarısını vurduğunu görünce de şarabından son yudumunu alarak ayağa kalktı, etrafta kimseler yoktu şehir bugün diğer günlere göre çok sessizdi. Soğuk kaldırımlardan titreyen ve hızlı adımlarla ilerlerken yosun kokan dar sokaklardan birinden uzanan bir el, kolundan tutarak onu içeri çekti. Ne olduğunu anlamaya çalışırken onunla göz göze geldi. Nefes alamıyordu belli ki çok kokmuştu, zayıflıktan derisi kemiklerine yapışmış bu yaşlı adam ona bir şeyler anlatmaya çalışıyordu ancak ağzında bir tek diş dahi olmadığından söyledikleri anlaşılamayan yaşlıya doğru eğilip onu dinleyince anladığı tek kelime “peşimdeler” olmuştu.
**
Gittikçe yaklaşan sesler onu iyiden iyiye korkutmuştu, yaşlı şimdi biraz daha iyiydi saklandıkları bu kulübe aslında hiç güvenli değildi. Bir an önce buradan çıkıp onu eve götürmeliydi. Ancak ne yaşlıda yürüyecek hal vardı ne de onda yaşlıyı biraz daha taşıyacak hal kalmıştı. Çaresizce, kıpırdamadan, korku içinde ve bitkin bir şekilde olduğu yerde oturuyordu. Gittikçe gücünün tükendiğini hissederken yaşlının da şaşırtıcı bir şekilde, kurumuş bir ağacın tekrar yeşermesi gibi değişime uğraması onu tedirgin ediyordu. Kimdi bu adam? Dakikalar geçtikçe kendini daha kötü hissediyordu. Sadece birkaç dakika içinde elleri ihtiyar bir adamın elleri gibi kırışmıştı ve vücudundaki kanın çekildiğini hissediyordu. İşte şimdi nasıl bir tuzağın içine düşmüş olduğunu anladı.
**
Dışarıda yağmur başlamıştı sacdan yapılmış çatının üzerine düşen her damla beyninde yankılanıyordu. Yaşlı artık tamamen ayağa kakmış ve kulübenin, üzerindeki tozların yağmur damlalarıyla çamura dönüştüğü, lekeli ve küçük penceresinden dışarıyı görmeye çalışıyordu. Ona seslenmeye çalıştı ama konuşamıyordu. Nasıl bir tuzaktı bu? Peşlerinde olanlar kimlerdi? Birden yaşlı kafasını çevirip onunla konuşmaya başladı. Yalnızca yarım saatinin olduğunu ve buradan hemen çıkmaları gerektiğini söyledi. Sesler artık kapının arkasındaydı.
**
Nasıl olduğunu anlayamadığı bir şekilde, bir anda kendisini daha önce hiç görmediği bir evde buldu ve sonra yaşlının elinde bir bardak su ile onun yattığı yere doğru ilerlediğini fark etti. Buraya nasıl geldiklerini soracaktı ama konuşamıyordu. Yaşlı onu doğrultarak elindeki su bardağını ona doğru yaklaştırdı. Bardağın içindeki sıvıdan tarifi imkânsız bir koku yükseliyordu adeta gömülmesi unutulan bir aylık ceset gibi… Bütün iç organlarının bir anda ağzından dışarıya çıkacağını zannetti, işte tam o an yaşlı elindeki sıvıyı onun ağzına boşaltmıştı.
Kendine geldiğinde vücudunun hafiflediğini fark etti. Elleri düzelmişti ve artık konuşabiliyordu, her ne kadar olanlara bir anlam veremediyse de bir an her şeyi unuttu. Yaşlının gizli güçleri sayesinde ölmemek için ondan gençliğini aldığını ve asla kendisinin içemeyeceği iksir ile ondan aldığı gençliği geri verdiğini anlamıştı. Kendisine doğru yaklaşan yaşlıyı fark ettiğinde ise artık her şey için çok geçti. Yaşlı çevik bir hareketle onu boynundan yakalamış ve bu taze kurbanının bütün kanını tek ısırışla içine çekmişti. Cansız bedenin yanında huzurla oturan yaşlı neredeyse on yaş daha gençleşmişti yıllar yıllar önce öldüğü zannedilen vampir yine eski gücüne kavuşmuş ve şehirdeki insanları öldürmeye ve güçlenmeye devam etmiştir.
**
Bir rivayete göre yaklaşık üç yüz yıl öncesine kadar yaşayan bu vampir, şehirde yalnızca bir iki tane insan bırakarak ve bunların şehrin en güçlü, en büyük insanları olmasına özen göstererek bir anda ortalıktan kaybolmuştur. Âlim kişilerce bilinen ancak bir sır gibi saklanan bu şehir ise bugün milyonlarca insan barındırmaktaymış. Ancak bazı belirtilere göre vampirin tekrar dönüşü hiç de uzak sayılmazmış. Acaba nasıl bir kılığa bürünüp gelecek diye tartışmalar bile yapılırmış. İşte bu yüzden şehrin adı sır gibi saklanırmış, yoksa şehirdeki herkes kaçar ve vampir av bulamayınca çok daha tehlikeli bir hal alırmış. Kim bilir belki de bu şehir senin şehrindir… niiihahahahahaaaaaa kötü müyüm neyim beeaa J
Ve hikâye biter…