9 Kasım 2012 Cuma

Yazmışım Yazacağımı - 8/11/2009


Bazen her şey için çok geç kalınmış gibi bir hisse kapılırız. Kafamızda kurduğumuz bu durum yüzünden yolunda giden şeyleri bile mahvedebiliriz.
  Başıma geldi biliyorum… İlerisi hakkında fikrimiz olmayan şeyleri kurmacalarımızla mahvedebiliyoruz çoğu zaman. İşte bu şekilde hayal gücümüzün kurbanı oluyoruz. Kendi kurmacalarımızı gerçek sanıp hayatımıza o şekilde yön veriyoruz. Ama sonra, belki de çok sonra, birçok şeyi mahvettikten sonra hayatı akışına bırakmanın aslında ne kadar mantıklı olduğunu anlıyoruz(anladım).
  Duygular aniden başlayan bir yağmur gibidir. Yağmur ne kadar şiddetli yağarsa toprağı o derece şiddetli döver. Duygular da ne derece şiddetli olursa o derece acı verir insanlara. Bunun için kararında hissetmek en doğrusudur. Zaten duygularımız yine bizim var ettiğimiz, kafamızda kurduğumuz birtakım asılsızlardır. Var olan tek şey aklımızdır ve geriye kalan her şey onun bize iyi ya da kötü birer armağanıdır.
  Kimi zaman kimse olmasın isteriz etrafımızda derin ve hiç bitmeyecek bir boşluğa düşüp orada sonsuza kadar uçmak isteriz. Kimi zaman yalnızlıktan şikâyet ederiz, o boşluğa tam düşecekken birinin aniden gelip elimizden tutmasını isteriz. Saçlarımız rüzgârlarda savrulsun, içimize mis gibi bir nisan havası dolsun ve o sırada yanımızda ‘o’ olsun isteriz. Birçok kişi aklında canlandırmıştır şimdi ‘o’nun kim olduğunu… Peki ya canlandıramayanlar…
  Varlık ve yokluk insan hayatının en belirgin iki yönüdür. İnsan için bir şey vardır ya da yoktur bunun orta yolunu bulmak imkânsızdır. Varlık değil ama çoğu zaman yokluk büyük bir sıkıntıdır. Yokluk aslında varlığıyla insana birçok şeyi öğretir, en başta kurgulamayı… Olmayanın boşluğunu zihninde farklı bir şekilde doldurmayı… Burada en başa dönüyorum işte bu kurgular çoğu zaman insanı öyle kötü yollara sevk ederler ki sonucu gerçekten felaket olur ve her şey için çok geç düşüncesi yeyip bitirir insanı. Kimi zaman var olanı da alır elimizden, kimi zaman ise kocaman bir boşluğa iter ensemizden…
bazen de nasıl itiraf etsem edemez hallerde olurum mesela;
tam dilimin ucuna gelip kaçan kelimelerim ve cümlelerim olur çoğu zaman.
karar verir vazgeçerim, 
günlerce kendi kendime konuşur planlar yapar yine susarım.
susmak için yapılmış planlara dönüşür çoğu zaman emeklerim.

durup dururken küserim bazen de.
tavşan dağa küsermiş ya hani
haberi olmaz kimsenin küstüğümden, ben yine barışırım.
bazen çok severim yalnız kalmayı 
sessizlik en güzel ses olur kulaklarıma.
ama yalnızken çıldıracak gibi olduğum vakitlerim de vardır mesela.
yazarım işte o an şimdi yaptığım gibi.
sanırım yine yalnızım.