8 Ekim 2011 Cumartesi
30 Eylül 2011 Cuma
22 Eylül 2011 Perşembe
yaptım oldu
Eveet :) ne olduğunu anlamadığım şeyler silsilesi -kendisi hayatım olur- o kadar çok merak ediyorum ki neler olacağını bakalım... Bir tek ne kadar çok korktuğmun farkındayım onun dışında olanlar tamamen benim kontrolum dışında. sanırım hayatımda açılacak olan yeni sayfa bir rüzgarla direniş içerisinde :) sevgili rüzgar sayfamı rahat bırak açılacaksa açılsın, açılmayacaksa da açılacak pozizisyonda durup beni umutlandırmasın! biliyosun ki ben -her ne kadar belli edemesem de - bu konularda çok hassas bir insanım üzülür kahrolurum sonra bak demedi deme.
Bi çok kez girişimlerim oldu şöyle uzunca bir yazım olsun sonra ben onu bir kitap haline getireyim falan ama nedense o kafamda bitmeyen cümlelerim, kelimelerim okuyacak olan kişilerden korkarcasına oldukları yerden çıkmayı reddediyorlar. Şimdi ben de isterim ki sizlere hikayemi anlayım; şu hani herkeslerin yazsa kitap olacak meşhur hayat hikayeleri vardır ya, belki de benim... sahiden benim... amann Allahım benim... benim bir hayat hikayem yok! Zamanında ben daha farkında değilken, yaşım küçükken yani birileri çalmış olabilir mi benim hayat hikayemi? Olabilir mi öyle bir şey bilmiyorum bir bilene sormak lazım...
Neyse ben nerede kalmıştım! Hmm hayat sayfama müdahale eden rüzgar diyordum, sen öyle sağdan soldan esedur ben kafayı yemem inşallah gerçi sayende bu belirsizlik içindeyken hayal alemimin kapılarını zorluyorum kırılacaklar yakında, ondan sonra bakarsın benim de anlatacak bir hikayem olur sayende. Şizofrenik bir hikaye olsa da bakarsın tutar olur yani gerçekleşir hayalim sonunda.
haha! şimdi az önce bir yazımı okudum çok eski bir yazı "şimdi merakla bekliyorum sıradaki fiyaskomu demişim" aman tanrım! istemem ben fiyasko miyasko :) Teşekkürler.
Bi çok kez girişimlerim oldu şöyle uzunca bir yazım olsun sonra ben onu bir kitap haline getireyim falan ama nedense o kafamda bitmeyen cümlelerim, kelimelerim okuyacak olan kişilerden korkarcasına oldukları yerden çıkmayı reddediyorlar. Şimdi ben de isterim ki sizlere hikayemi anlayım; şu hani herkeslerin yazsa kitap olacak meşhur hayat hikayeleri vardır ya, belki de benim... sahiden benim... amann Allahım benim... benim bir hayat hikayem yok! Zamanında ben daha farkında değilken, yaşım küçükken yani birileri çalmış olabilir mi benim hayat hikayemi? Olabilir mi öyle bir şey bilmiyorum bir bilene sormak lazım...
Neyse ben nerede kalmıştım! Hmm hayat sayfama müdahale eden rüzgar diyordum, sen öyle sağdan soldan esedur ben kafayı yemem inşallah gerçi sayende bu belirsizlik içindeyken hayal alemimin kapılarını zorluyorum kırılacaklar yakında, ondan sonra bakarsın benim de anlatacak bir hikayem olur sayende. Şizofrenik bir hikaye olsa da bakarsın tutar olur yani gerçekleşir hayalim sonunda.
haha! şimdi az önce bir yazımı okudum çok eski bir yazı "şimdi merakla bekliyorum sıradaki fiyaskomu demişim" aman tanrım! istemem ben fiyasko miyasko :) Teşekkürler.
17 Eylül 2011 Cumartesi
bi söz :)
Balık tutma sanatı: Hiçbir zaman balığa, ona tutkun olduğunu belli etmemektir. Lawrence Durrell
29 Ağustos 2011 Pazartesi
Karmançorman
Bugün her zamankinden daha karışık sanki zaman... Bir taraftan hızına yetişemediğim bir hayat diğer taraftan benim çok uyuşuk hayatım... Uzun zamandır düşünmeyi ertelediğim şeyler var, dedim ya uyuşukluk işte ! Beni esir alan bu durumdan kurtulmanın bir yolu olmalı diye düşünürken, bir taraftan da beni bekleyen aslında yoğunluktan bunalmış ve kurtarılmayı bekleyen benim gerçek hayatım var. Şimdi yalancı bir hayatı mı yaşıyorum; hayır, sadece kaçıyorum.
15 Temmuz 2011 Cuma
Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde, develer tellal iken, pireler berber iken; Adamın biri sigara yasağından dolayı mis gibi gökyüzünün altında kendini zehirlerken, şey pardon sigarasını tüttürürken, içeriden gelen bir ses onu çağırır aceleyle sigarasını söndürmeyi unutarak balkondan aşağı atan çevre düşmanı, şeyy yani Adam, samanın içindeki kalburun tutuşmasına neden olur bir süre sonra samanlar da tutuşur. Alevler evi sardığında artık her şey için çok geçtir... Yukarı kata çıkan tahta merdiven tutuştuğundan dolayı evden çıkamayan Adam ve ailesi yanarak ölürler.
Tellallık yapan deve bu acı haberi çarşıda pazarda duyurmak üzere yola çıkar. Çarşı pazar o kadar kalabalıktır ki iğne atsan yere düşmez cinsten... Deve haberi duyurmak üzere pazara girer girmez bir çok kişiyi ezer savunmasız kadıncağızlar çocukcağızlar oracıkta ölürler.
Bir zaman sonra bütün bu acılar unutulur, tabii zaman her şeyin ilacıdır. İnsanlar günlük hayatlarının dertleriyle uğraşmaya devam ederler. Bu sırada berberlik yapan Mr.Pire'de işlerin kesatlığından şikayetçidir. İnsanların ayakları açılsın diye bir günlük ücretsiz hizmet vermeye karar verir. E tabi bu durumda müşteri sayısı bir anda inanılmaz seviyelere ulaşır. Bunlarla baş edemeyeceğini anlayan Mr.Pire, öteki pire arkadaşlarından yardım ister. Yardım için gelen pireler eğitimsiz olduklarından dayanamayarak gelen bütün müşterilerin kanlarını emerler ve bütün müşteriler oracıkta ölürler.(sanki bunu vampirler yapıyodu ama neyse...)
...ve hikayemiz bu büyük katliamlara tanıklık etmiş olmanın vermiş olduğu üzüntüye dayanamayarak ölür(biter).
(edit: sanki ben önceden daha iyi saçmalayabiliyodum bi şey olmuş bana.)
Tellallık yapan deve bu acı haberi çarşıda pazarda duyurmak üzere yola çıkar. Çarşı pazar o kadar kalabalıktır ki iğne atsan yere düşmez cinsten... Deve haberi duyurmak üzere pazara girer girmez bir çok kişiyi ezer savunmasız kadıncağızlar çocukcağızlar oracıkta ölürler.
Bir zaman sonra bütün bu acılar unutulur, tabii zaman her şeyin ilacıdır. İnsanlar günlük hayatlarının dertleriyle uğraşmaya devam ederler. Bu sırada berberlik yapan Mr.Pire'de işlerin kesatlığından şikayetçidir. İnsanların ayakları açılsın diye bir günlük ücretsiz hizmet vermeye karar verir. E tabi bu durumda müşteri sayısı bir anda inanılmaz seviyelere ulaşır. Bunlarla baş edemeyeceğini anlayan Mr.Pire, öteki pire arkadaşlarından yardım ister. Yardım için gelen pireler eğitimsiz olduklarından dayanamayarak gelen bütün müşterilerin kanlarını emerler ve bütün müşteriler oracıkta ölürler.(sanki bunu vampirler yapıyodu ama neyse...)
...ve hikayemiz bu büyük katliamlara tanıklık etmiş olmanın vermiş olduğu üzüntüye dayanamayarak ölür(biter).
(edit: sanki ben önceden daha iyi saçmalayabiliyodum bi şey olmuş bana.)
6 Haziran 2011 Pazartesi
23 Eylül 1945
O şimdi ne yapıyor
şu anda şimdi, şimdi?
Evde mi, sokakta mı,
çalışıyor mu, uzanmış mı, ayakta mı?
Kolunu kaldırmış olabilir,
— hey gülüm,
beyaz, kalın bileğini nasıl da çırçıplak eder bu hareketi!...—
O şimdi ne yapıyor,
şu anda, şimdi, şimdi?
Belki dizinde bir kedi yavrusu var,
okşuyor.
Belki de yürüyordur, adımını atmak üzredir,
— her kara günümde onu bana tıpış tıpış getiren
sevgili, canımın içi ayaklar!...—
Ve ne düşünüyor
beni mi?
Yoksa
ne bileyim
fasulyanın neden bir türlü pişmediğini mi?
Yahut, insanların çoğunun
neden böyle bedbaht olduğunu mu?
O şimdi ne düşünüyor,
şu anda, şimdi, şimdi?...
NAZIM HİKMET
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)